Cihat Yaycı’dan Çarpıcı Çağrı: Türk Bayraklı Yatlara Marina İndirimi Şart!

Mavi Vatan'ın mimarı Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye'nin yat üretiminde dünya devi olmasına rağmen sivil denizcilikte geri kaldığını belirterek, Türk bayraklı yatlara acil marina ve bağlama indirimi ile teşvik paketi çağrısında bulundu. Yaycı, 'Gitmediğin deniz senin değildir' diyerek sivil deniz trafiğinin egemenlik için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Cihat Yaycı’dan Çarpıcı Çağrı: Türk Bayraklı Yatlara Marina İndirimi Şart!
Yayınlanma: Mart 3, 2026 Güncelleme: Mart 3, 2026

Mavi Vatan kavramının mimarı Prof. Dr. Cihat Yaycı, Bosphorus Boat Show’da yaptığı konuşmada sivil denizciliğin ülke egemenliğindeki kritik rolüne dikkat çekti. Yaycı, Türkiye’nin yat üretiminde küresel bir güç olmasına rağmen, bu teknelerin büyük çoğunluğunun yabancı bayrak taşımasının egemenlik zafiyeti yarattığını vurgulayarak, Türk bayraklı yatlara yönelik acil teşvik ve marina indirimi çağrısı yaptı. Yaycı’ya göre, sivil deniz trafiği Mavi Vatan’ın tapusu niteliğinde.

Deniz Egemenliği Sivil Trafikle Güçlenir

İstanbul’da düzenlenen Bosphorus Boat Show’da Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, deniz egemenliğinin sadece askeri güçle değil, aynı zamanda sivil denizcilikle de korunduğunu belirtti. Yat sektörünün sadece bir lüks veya turizm kalemi olmadığını, doğrudan bir sivil egemenlik meselesi olduğunu ifade eden Yaycı, “Yatlar olmadan denizcileşilmez” diyerek bu konunun jeopolitik önemine dikkat çekti. Denizde varlık göstermenin üç temel yolu olduğunu; askeri varlık, ekonomik faaliyet ve sivil deniz trafiği olarak sıralayan Yaycı, “Gitmediğin deniz senin değildir” uyarısında bulundu. Türk bayraklı yatların sayısının artmasının ve Türk limanlarının kullanılmasının, denizlerin yaşayan denizler haline gelmesini sağlayacağını ve karşı tarafın hukuki iddialarını zayıflatacağını belirtti.

Üretimde Lideriz, Kullanımda Gerideyiz: Acı Gerçekler

Konferansta Türkiye’nin yatçılıktaki paradoksu rakamlarla ortaya konuldu. Tuzla, Yalova, Antalya ve Bodrum’daki tersanelerin yıllık yaklaşık 2,5 milyar dolarlık ihracatıyla süper yat üretiminde dünyada ilk üçte yer almasına rağmen, kullanım ve altyapıdaki yetersizlikler dikkat çekti. 10 milyon nüfuslu Yunanistan’da 250.000 kayıtlı tekne varken, Türkiye’de bu sayının sadece 90.000 olması, Yunanistan’ın 150’den fazla marinaya sahip olmasına karşılık Türkiye’de sadece 28 marina bulunması ve Marmaris gibi önemli merkezlerde bile Türk bayraklı yat oranının %25 seviyelerinde kalması bu durumu gözler önüne seriyor. Yaycı, “Türk aklıyla üretilen yat, Türk bayrağı taşımıyorsa Mavi Vatan’a değil, başkasının egemenliğine hizmet ediyor” dedi.

Yunanistan’ın ‘DEKPA’ Oyunu ve Adalar Denizi Vurgusu

Yaycı, Yunanistan’ın Türk teknelerine uyguladığı sistematik dışlama politikasını da sert dille eleştirdi. Yunanistan’ın AB, ABD ve İngiltere bayraklı teknelere serbest dolaşım hakkı tanırken, sadece Türk teknelerinden ‘DEKPA’ adlı zorunlu seyir kayıt belgesi talep etmesinin bilinçli bir dışlama politikası olduğunu belirtti. Kuralların her sezon kasten değiştirilip ceza kesildiğini hatırlatan Yaycı, bunun Türk bayrağını Adalar Denizi‘nden silme amacı taşıdığını ve Türk yatçıları kıyılarına sıkıştırdığını söyledi. Bu durumun uzun vadede Türkiye’nin diplomasisini zayıflatacağı uyarısında bulundu. Yaycı, “Ege” yerine ısrarla “Adalar Denizi” tanımını kullanırken, Lozan ve Montrö Sözleşmesi’nin orijinal metinlerinde de bu ismin geçtiğini vurguladı. Ayrıca, “Türklere denizcileşin demek hakarettir. Biz 15 bin yıllık denizci bir milletiz” diyerek Türklerin köklü denizcilik tarihine dikkat çekti.

Çözüm: Yerli Yatçıya Acil Destek Paketi

Prof. Dr. Cihat Yaycı, devletin ilgili kurumlarına yönelik somut bir eylem planı sundu. Bu plan kapsamında; Türk bayraklı yatlara özel, devlet destekli marina ve bağlama indirimlerinin ivedilikle hayata geçirilmesi, Türk bayraklı yat sicil işlemlerinin tamamen dijitalleşmesi ve bürokrasinin sıfıra indirilmesi, Yunanistan’ın DEKPA gibi kısıtlamalarına karşı eşdeğer diplomatik yanıtlar verilmesi, yerli alıcıya yönelik finansman teşviki sağlanması ve yerliye satışta üreticiye sıfır vergi uygulanması gibi adımlar önerildi. Ayrıca, Bodrum–Göcek–Marmaris–Çeşme hattında teşvik rotaları oluşturulması ve gençlere yönelik amatör tekne paketleriyle denizciliğin toplumsallaştırılması da çözüm önerileri arasında yer aldı.