Karadeniz’de İklim Değişikliği ve Kirlilik İzleniyor: Bilim İnsanları Sahada

İstanbul Üniversitesi tarafından Karadeniz'de gerçekleştirilen araştırma seferi, iklim değişikliğinin etkilerini ve kirlilik düzeylerini belirlemeyi amaçlıyor. Prof. Dr. Denizhan Vardar liderliğindeki ekip, sıcaklık, tuzluluk ve ilaç etken maddeleri gibi kritik parametreleri inceleyerek denizlerin geleceği için önemli veriler topluyor.

Karadeniz’de İklim Değişikliği ve Kirlilik İzleniyor: Bilim İnsanları Sahada
Yayınlanma: Şubat 28, 2026 Güncelleme: Şubat 28, 2026

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, Avrupa Birliği destekli Interreg VI-B NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında önemli bir projeye imza attı. Proje çerçevesinde, Karadeniz Akıllı Deniz Çevresi Sonuç Sistemi (BS-SEOS) adı verilen çalışma kapsamında Karadeniz’de kapsamlı bir araştırma seferi düzenlendi. Bu sefer, Karadeniz’in karşı karşıya olduğu iklim değişikliği etkileri ve kirlilik sorunlarına ışık tutmayı hedefliyor.

Karadeniz’de İklim Değişikliğinin İzleri Görüldü

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Denizhan Vardar, Karadeniz’de iklim değişikliğinin etkilerinin artık açıkça gözlemlendiğini belirtti. Vardar, deniz suyu sıcaklığındaki ve tuzluluk değerlerindeki değişimlerin yanı sıra, askıda katı madde miktarındaki anomalilerin de temel nedeninin iklim değişikliği olduğunu vurguladı. Bu anomaliler, deniz ekosisteminin sağlığı için önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.

Detaylı Örnekleme ve Analizler

İki gün süren sefer boyunca Batı Karadeniz ile İstanbul Boğazı arasındaki 11 farklı noktada titizlikle örnekleme çalışmaları yapıldı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden bilim insanlarının da destek verdiği bu çalışmalarda, uzmanlar iklim değişikliğinin etkileri, çeşitli kirleticiler ve ilaç etken maddeleri gibi toplam 17 temel parametre üzerinde derinlemesine araştırmalar yürüttü. Bu kapsamlı analizler, Karadeniz’in mevcut çevresel durumuna dair detaylı bir tablo sunmayı amaçlıyor.

Yapay Zeka Destekli Modelleme Hedefleniyor

Prof. Dr. Denizhan Vardar, proje kapsamında iklim değişikliğini merkeze alarak makine öğrenmesi ve yapay zeka destekli modellemeler yapmayı hedeflediklerini açıkladı. Sefer sırasında elde edilen verilerle, Batı Karadeniz’de belirlenecek bir bölgeye şamandıra yerleştirilerek sürekli veri akışı sağlanacak. Dronlarla elde edilecek yüksek çözünürlüklü veri setlerinin yapay zeka ile modellenmesi, denizlerdeki değişimlerin daha iyi anlaşılmasına ve öngörülmesine olanak tanıyacak. Vardar, denizlerde sefer yapmanın önemini vurgularken, daha geniş alanlardan teknolojik veriler elde etmenin projenin temel stratejisi olduğunu belirtti.

Kıyı Yapılarının Etkisi ve Taşınım Süreçleri

Vardar, kıyı yapılarının denizlerin doğal taşınım süreçleri üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti. En ufak bir müdahalenin bile ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Vardar, özellikle kum taşınımının engellenmesinin plajların yok olmasına neden olabileceğini söyledi. Karaburun açıklarında gözlemlenen büyük kum taşınımının, kıyı kullanımının doğru yapılmadığı takdirde kıyı değişimlerine yol açabileceğini ifade etti. Kıyı alanlarındaki yapılaşmaların mutlaka modellenmesi gerektiğini, aksi takdirde plajların ve kıyı alanlarının kaybedilebileceği uyarısında bulundu.

İlaç Etken Maddeleri ve Uluslararası Kirlilik

Proje kapsamında ilaç etken maddelerinin denizlere taşınımı da detaylı olarak inceleniyor. Daha önce Marmara Denizi ve Haliç’te yapılan çalışmaların Karadeniz’e genişletildiğini belirten Vardar, ilaç etken maddelerinin deşarjlarının kontrol altına alınmaması durumunda tüm Karadeniz havzasını etkileyebileceğini söyledi. Tuna Nehri’nin etkisinin araştırıldığını ve istasyon çalışmalarının İğneada’dan Boğazlar ve Adalar sistemine kadar genişletildiğini aktaran Vardar, başka ülkelerin atıklarının dahi Türk denizlerine taşınabildiğini vurguladı. Çalışmalar, ilaç etken maddelerinin su kolonu, deniz tabanı, fitoplankton ve zooplankton üzerindeki etkilerini de araştırıyor. Vardar, Türkiye denizlerini daha sürdürülebilir ve güvenli hale getirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.