Binlerce Gemi Akdeniz’in Mavi Ormanlarını Yok Ediyor: Rapor Ortaya Koydu!
WWF'nin yeni raporu, Akdeniz'de 2024'te 179 binden fazla geminin deniz çayırları üzerine demirleyerek bu hayati ekosistemlere büyük zarar verdiğini ortaya koydu. Özellikle Datça-Bodrum gibi bölgelerde yoğunlaşan bu tahribat, karbon depolama kapasitesini azaltıyor ve deniz canlıları için üreme alanlarını yok ediyor.
WWF-Türkiye’nin Dünya Deniz Çayırları Günü’nde açıkladığı rapor, Akdeniz’deki deniz çayırlarının gemi demirlemeleri nedeniyle ciddi tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor. 2024 yılında 179 binden fazla geminin deniz çayırlarının bulunduğu alanlara demirlemesi, kıyıları koruyan, balıklar için üreme alanı sağlayan ve büyük miktarda karbon depolayan bu ‘mavi ormanlar’ için büyük bir tehlike oluşturuyor.
Akdeniz’de Sessiz Tehlike: Mavi Ormanlar Tehlikede
WWF Akdeniz Deniz İnisiyatifi tarafından hazırlanan ve 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü’nde kamuoyuyla paylaşılan rapor, Akdeniz’in deniz çayırlarının demirleme faaliyetlerinden ne denli etkilendiğini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) verilerinin analiziyle hazırlanan rapor, 2024 yılında 179.000’in üzerinde geminin deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda demirlediğini gösteriyor. Bu demirlemelerin yaklaşık yarısının 24 metreden büyük gemiler tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. Yapılan analizler, Akdeniz genelinde 50.000 hektardan fazla Posidonia oceanica çayırı alanının demirleme faaliyetlerinden etkilenmiş olabileceğini, bunun 30.000 hektardan fazlasının büyük gemilerden kaynaklandığını ortaya koyuyor.
Deniz Çayırlarının Hayati Rolü ve Gördüğü Zarar
Akdeniz’e özgü bir deniz çayırı türü olan Posidonia oceanica, kıyı ekosistemlerinin en kritik habitatlarından biri olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 20.000 km²’yi aşan bir alana yayılan bu ‘mavi ormanlar’, balıklar için hayati öneme sahip üreme ve yavrulama alanları sağlıyor, kıyıları erozyona karşı koruyor ve dalga enerjisini azaltarak doğal bir kıyı savunması oluşturuyor. Ancak bu habitatların en kritik rollerinden biri de ‘mavi karbon’ depolama kapasitesi. Rapora göre Akdeniz’deki Posidonia çayırları yaklaşık 540 milyon ton karbon depoluyor. Bu miktar, yaklaşık 430 milyon aracın yıllık CO₂ emisyonuna eşdeğer bir karbon tutma kapasitesi anlamına geliyor. Buna rağmen, son 50 yılda Akdeniz’deki deniz çayırlarının yaklaşık %34’ünün yok olduğu tahmin ediliyor. Raporda, demirlemenin doğrudan fiziksel tahribat ve habitat parçalanmasına yol açtığı, geleneksel çapa demirlerinin deniz tabanında sürüklenerek çayırları kökünden söktüğü ve %20 ila %50 arasında habitat parçalanmasına neden olabildiği vurgulanıyor. Hasar görmüş çayırlarda karbon tutma kapasitesinin yaklaşık %30 oranında azaldığı, tür zenginliğinde ise %40’a varan kayıplar yaşandığı aktarılıyor. Posidonia oceanica‘nın yılda ortalama 1-6 santimetre büyüyebildiği göz önüne alındığında, oluşan hasarın doğal yollarla iyileşmesi 10 ila 15 yılı bulabiliyor. Ayrıca, Posidonia habitatlarına bağlı balıkçılık faaliyetlerinde %25–40 oranında av verimi düşüşü yaşandığı ve deniz çayırı bozulmasının dalış turizmi ve ekoturizm üzerinde de olumsuz etkiler yarattığı ifade ediliyor.
Türkiye’de Sıcak Nokta: Datça–Bodrum
Rapor bulgularına göre Hırvatistan, Fransa, Yunanistan, İtalya ve Türkiye; hem Posidonia çayırlarının kapladığı alan hem de demirleme yoğunluğu bakımından en yüksek değerlere sahip ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye özelinde ise Datça–Bodrum bölgesi öne çıkıyor. 2024 yılında bu bölgede 13.000’in üzerinde demirleme kaydedildi. Demirleme baskısının özellikle Mayıs–Eylül döneminde, yani turizm sezonunda yoğunlaştığı belirtiliyor. Artan yat ve süper yat trafiği, kıyı çayırları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Önleyici Koruma Çağrısı
Rapor, restorasyon çalışmalarının hem maliyetli hem de uzun vadeli olduğunu vurgulayarak önleyici koruma önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. WWF, deniz çayırları üzerinde 15 metreden büyük gemilerin demirlemesinin yasaklanması, hassas alanlarda demirlemeye kapalı bölgeler oluşturulması, ekolojik şamandıra sistemlerinin yaygınlaştırılması, deniz çayırı haritalarının denizcilik planlamasına entegre edilmesi ve denetim ile yaptırım kapasitesinin güçlendirilmesi gibi adımların atılmasını talep ediyor. Eşgüdümlü ve bilime dayalı önlemler alınmadığı takdirde demirleme kaynaklı tahribatın artarak süreceğine dikkat çekiliyor. Posidonia oceanica çayırlarının korunmasının yalnızca biyoçeşitlilik açısından değil; iklim direnci, karbon depolama kapasitesi ve kıyı topluluklarının ekonomik sürdürülebilirliği açısından da stratejik önem taşıdığı vurgulanıyor. Akdeniz’in bu ‘mavi ormanları’, bugün alınacak kararlarla geleceğe taşınabilecek kritik bir doğal sermaye olarak öne çıkıyor. Raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşılabilir.