İran Donanması Saldırıya Hazırlıksız mıydı? Kritik Hareketlilik ve Sessiz Limanlar Mercek Altında
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası saldırısı öncesinde İran donanmasının olağanüstü bir hazırlık göstermediği, birçok geminin limanlarda demirli kaldığı ve bazı kritik üslerde şüpheli hareketliliklerin yaşandığı gözlemlendi. Konarak Deniz Üssü'nde yaşanan patlama ve batma vakası, İran donanmasının savunmasızlığını gündeme getirdi.
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik önleyici saldırı hazırlıkları spekülasyonları Orta Doğu’da tansiyonu zirveye taşırken, İran donanmasının bu kritik süreçteki hazırlıksızlığı dikkat çekti. Saldırının ayak sesleri, askeri ve sivil hareketlilikteki sıra dışı değişimlerle kendini gösterdi. ABD Donanması’na ait USS Gerald R. Ford uçak gemisi taarruz grubunun İsrail kıyılarına yaklaşması ve uluslararası havayolu şirketlerinin İran hava sahasından geçen rotalarını değiştirmesi gibi gelişmeler yaşanırken, İran’ın düzenli donanması Nedaja’nın, saldırıdan saatler öncesine kadar ana limanlarından toplu bir denize açılma manevrası gerçekleştirmediği gözlemlendi.
Bandar Abbas’ta Kritik Hareketlilik ve Sessiz Limanlar
25 Şubat itibarıyla Nedaja’ya bağlı fırkateynler IRINS Sabalan, IRINS Sahand, IRINS Jamaran ve IRINS Zagros’un Bandar Abbas Deniz Limanı’nda demirli olduğu görüldü. Bu gemilerin saldırıdan hemen önce denize açılmaması dikkat çekiciydi. İç limanda yarı operasyonel olduğu değerlendirilen IRINS Taregh ile kuru havuzda kapsamlı bakım gören IRINS Nooh’un durumu da belirsizliğini koruyordu. Üçüncü Kilo sınıfı denizaltı IRINS Yunes’in ise birkaç ay önce kuru havuzdan ayrılmasının ardından nerede olduğu bilinmiyordu. Lojistik gemilerin limanda bulunmaması da dikkat çeken bir diğer unsurdu. IRINS Kurdestan 27 Şubat’ta dış limanda yer alırken, ertesi gün konum değiştirdi ve yerini dönüştürülmüş tanker IRINS Makran aldı. İran Devrim Muhafızları Donanması’na (Nedsa) ait katamaran korvet IRIS Shahid Nazeri her zamanki gibi batı havzasında demirliyken, insansız hava aracı taşıyıcısına dönüştürülen IRIS Shahid Mahdavi ve IRIS Shahid Bagheri 27 Şubat’ta Bandar Abbas açıklarında normal konumlarında görüldü.
Konarak Deniz Üssü’nde Patlama ve Batma: İran Donanmasının Zafiyeti mi?
İran’ın doğusunda, Chah Bahar yakınlarındaki Konarak Deniz Üssü’nde 28 Şubat tarihli uydu görüntüleri çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Muhtemelen bir fırkateynin bağlı bulunduğu rıhtımdan duman yükseldiği, bir geminin suya battığı ve enkaz parçalarının çevreye dağıldığı görüldü. Bu olay, İran donanmasının savunma kapasitesi ve hazırlığı hakkında ciddi soru işaretleri doğurdu. Yan yana bulunan ve muhtemelen Kaman sınıfı iki hızlı hücum botunun ise hasar almadığı değerlendirildi. Aynı gün Chah Bahar’daki 10TAB hava üssünün de hedef alındığı ve gemisavar insansız hava araçlarının depolandığı güçlendirilmiş sığınakların vurulduğu iddia edildi.
Jask Deniz Üssü Sessizliği ve Trump’ın Açıklamaları
Nedaja Deniz Bölgesi’nin merkezi olan Jask Deniz Üssü’nde 27 Şubat tarihli görüntülerde yalnızca bir devriye botu görüldü. Normalde sınırlı kullanılan bu üsse, Bandar Abbas’tan herhangi bir geminin kaydırılmadığı anlaşıldı. Bu durum, saldırı öncesinde İran donanmasının geniş çaplı bir önleyici dağıtım yapmadığına işaret ediyor. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıyı duyururken “Destansı Öfke Operasyonu” kapsamında “donanmalarını yok edeceğiz” ifadesi, İran’ın düzenli donanması Nedaja’yı mı yoksa Devrim Muhafızları Donanması’nı mı kastettiği konusunda belirsizlik yarattı. İlk raporlar, hem Nedaja hem de Nedsa unsurlarının hedef alındığını gösteriyor.
Enerji Tesisleri ve Hürmüz’de Azalan Trafik
İlk saldırı raporlarına göre Kharg Adası’ndaki petrol yükleme terminali vuruldu. Eğer doğrulanırsa, Jask açıklarındaki Tek Nokta Bağlama Sistemi ile inşaatı süren Bushehr LNG Terminali gibi tesislerin de hedef alınmış olabileceği değerlendiriliyor. Daha önceki saldırılar iç kesimlerdeki rafinerileri hedef almamıştı, ancak bu kez kapsamın genişleyebileceği belirtiliyor. 28 Şubat gecesi Hürmüz Boğazı Trafik Ayrıştırma Sistemi’nin doğu yönlü dış kanalı Körfez’den çıkan gemilerle doluydu, ancak giriş yönlü trafik oldukça sınırlı kaldı. 1 Mart itibarıyla dış trafik birkaç gemiye düşerken, içeriye doğru neredeyse hiç geçiş olmadı. Dubai merkezli İngiltere MTO kuruluşu olay raporu yayımlamazken, denizcilik çevreleri bölgedeki belirsizliğin ticari trafiği ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtiyor.
Husilerden Kızıldeniz Açıklaması ve Yükselen Gerilim
Saldırı öncesinde Yemen’deki Husi güçlerinin “İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi”, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırıların yeniden başlatılacağını duyurdu. Bu açıklama, Körfez’den Kızıldeniz’e uzanan hatta tansiyonun daha da yükselebileceği yönünde endişeleri artırdı. Bölgede askeri hareketlilik sürerken, hem enerji piyasaları hem de küresel deniz ticareti açısından kritik bir döneme girildiği değerlendiriliyor.