Arkas ve DB’den IMO’da Biyoyakıt Devrimi: Atıktan Yakıta Şeffaf Model

Arkas Bunker ve DB Tarımsal Enerji, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) nezdinde, atıktan yakıta uzanan entegre ve sertifikalı biyoyakıt ekosistemini tanıttı. Türkiye'nin bu alandaki öncü modeli, küresel standartların ötesine geçerek denizcilik sektörüne sürdürülebilir bir gelecek vadediyor.

Arkas ve DB’den IMO’da Biyoyakıt Devrimi: Atıktan Yakıta Şeffaf Model
Yayınlanma: Şubat 17, 2026 Güncelleme: Şubat 17, 2026

Arkas Bunker ve DB Tarımsal Enerji’nin birlikte geliştirdiği, atıktan yakıta uzanan şeffaf ve sertifikalı biyoyakıt ekosistemi, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından örnek bir model olarak sunuldu. Bu yenilikçi yapı, denizcilik sektörünün çevresel ayak izini azaltma ve sürdürülebilir bir geleceğe ulaşma yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

IMO’da Türkiye Rüzgarı: Biyoyakıtın Geleceği Masaya Yatırıldı

Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) ev sahipliğinde, Future Fuels and Technology (FFT) Projesi kapsamında Londra’da düzenlenen Denizcilik Biyoyakıtları Teknik Semineri’ne, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın koordinasyonunda Biyoyakıt Sanayi Derneği adına Arkas Bunker ve DB Tarımsal Enerji katılım gösterdi. IMO Genel Merkezi’nde gerçekleşen seminerde, Arkas Bunker Sürdürülebilirlik Müdürü Erdinç Altun ve DB Tarımsal Enerji Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Müdürü Pınar Kılınç, ‘Unlocking the Potential Beyond Compliance’ başlıklı sunumlarıyla Türkiye’nin atıktan yakıta uzanan entegre ve sertifikalı biyoyakıt modelini uluslararası platformda paylaştı.

Regülasyonların Ötesinde Bir Model: Şeffaflık ve Sertifikasyon Vurgusu

Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen bu entegre yapı, ISCC-EU sertifikalı tedarik zinciri, operasyonel şeffaflık ve veriye dayalı izlenebilirlik gibi unsurlarla küresel standartların üzerine çıkıyor. Modelin temel amacı, yalnızca mevzuat uyumunu sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve operasyonel kesintisizlik hedeflerine ulaşmak. Erdinç Altun, sürdürülebilirliğin Arkas Bunker için sadece bir uyum çerçevesi olmadığını, aynı zamanda operasyonel mükemmelliğin ve uzun vadeli değer yaratımının temel bir parçası olduğunu vurguladı.

‘Drop-in’ Biyoyakıt Operasyonları: Sahada Kanıtlanan Yetkinlik

Arkas Bunker’ın yürüttüğü ‘drop-in’ biyoyakıt ikmal operasyonları, mevcut gemi altyapılarında herhangi bir teknik değişiklik gerektirmeden uygulanabilmesiyle dikkat çekiyor. Bu operasyonel esneklik, denizcilik sektörünün kısa vadede karbon azaltım yolculuğunda uygulanabilir ve düşük maliyetli bir çözüm sunuyor. Altun, mevcut altyapıyla uyumlu ‘drop-in’ biyoyakıt çözümlerinin, sektörün dönüşüm sürecine bugünden dahil olmasını sağladığını belirtti.

Yerli Atıklar, Uluslararası Standartlarda Biyoyakıta Dönüşüyor

DB Tarımsal Enerji’nin ISCC-EU sertifikalı tedarik ve üretim altyapısı modeli sayesinde, yerli bitkisel atık yağlar sürdürülebilir denizcilik yakıtına dönüştürülerek döngüsel ekonomiye kazandırılıyor. Pınar Kılınç, iki yıl süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda bitkisel atık yağların sürdürülebilir denizcilik yakıtına dönüştürülmesinin sağlandığını aktardı. Uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uygun üretilen bu yakıtın, fosil yakıtlara kıyasla %93,7 gibi önemli bir karbon emisyon azaltım potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Kılınç, bu üretim modelinin, ulusal denizcilik sektörünün uluslararası regülasyonlar karşısında rekabet gücünü artırdığını ve Türkiye’nin düşük karbonlu yakıt tedarik zincirindeki stratejik konumunu güçlendirdiğini sözlerine ekledi. Şeffaflık, izlenebilirlik ve sertifikasyon odaklı üretim modelinin küresel standartların ötesinde bir değer yarattığına inandıklarını belirtti.

Uluslararası Platformda Güçlü Temsil ve Gelecek Vizyonu

Seminer kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmelerde, Arkas Bunker ve DB Tarımsal Enerji’nin ortaya koyduğu bu yaklaşımın, Türkiye’yi bir ‘Biyoyakıt Bunkering Hub’ olarak konumlandırma potansiyeline önemli katkı sağladığı vurgulandı. Uluslararası delegelerden alınan olumlu geri bildirimler, Arkas Bunker’ın yeşil denizcilik alanındaki temsil gücünü ve operasyonel yetkinliğini teyit etti. Yetkililer, sürdürülebilir denizcilik yakıtları alanında bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren ve aynı zamanda 2030-2050 hedefleriyle uyumlu çözümler geliştirmeye devam edeceklerini belirttiler.