Tersanelerde Usta Krizi: Yabancı İşçi Çözüm Değil!

Yalova Gemi İnşa Birlikteliği Derneği (GİMBİRDER), tersanelerdeki sorunun işçi sayısı değil, yetişmiş usta ve iş gücü yapısı eksikliği olduğunu belirtti. Yabancı işçi çalıştırmanın kısa vadede nefes aldırsa da, orta vadede daha büyük sorunlara yol açacağı vurgulandı.

Tersanelerde Usta Krizi: Yabancı İşçi Çözüm Değil!
Yayınlanma: Şubat 27, 2026 Güncelleme: Şubat 27, 2026

Yalova’da faaliyet gösteren tersaneler, ciddi bir usta eksikliği kriziyle karşı karşıya. Yalova Gemi İnşa Birlikteliği Derneği (GİMBİRDER) tarafından yapılan açıklamada, Hindistan ve diğer ülkelerden getirilen yabancı işçilerin kısa vadede üretime bir nebze katkı sağlayabileceği ancak asıl sorunun işçi sayısı değil, yetişmiş usta ve iş gücü yapısı eksikliği olduğu net bir dille ifade edildi. Bu durum, sektörün geleceği açısından önemli endişelere yol açıyor.

Yabancı İşçi Geçici Çözüm, Asıl Sorun Usta Eksikliği

GİMBİRDER’in açıklamalarına göre, tersaneler bölgesinde çalıştırılan yabancı iş gücü sektöre bir soluk getirecek olsa da, köklü sorunları çözmekten uzak. Yapılan değerlendirmelerde, tek başına Hindistan’dan işçi getirmek gemi inşa sektörünün temel problemlerini ortadan kaldırmayacağı belirtiliyor. Kısa vadede üretimdeki aksamaların azalması ve teslim tarihlerinin toparlanması mümkün görünse de, orta vadede daha büyük sıkıntıların baş göstereceği öngörülüyor. Bunun temel nedeni ise sorunun işçi sayısı değil, iş gücü yapısında yatıyor.

Hangi Kadrolarda Usta Bulunmuyor?

Tersanelerde özellikle sertifikalı kaynakçı, borucu (pipe fitter), raspa-boyacı, elektrikçi, donatım ustası ve çelik montajcı gibi kilit pozisyonlarda ciddi bir usta açığı bulunuyor. Açıklamada, Türkiye’de gençlerin bu mesleklere olan ilgisinin giderek azaldığına dikkat çekiliyor. Bunun başlıca nedenleri arasında ise ağır iş yükü, riskli çalışma ortamı, düzensiz mesai saatleri ve emeğe göre düşük algılanan ücretler gösteriliyor. Mevcut ustaların yaşlanması ve çırak yetiştirilmemesi de bu tabloyu daha da karartıyor. Kısacası, mesele işçi yokluğu değil, yetişmiş mavi yakanın yokluğu.

Dil ve İş Güvenliği Riskleri

Yabancı iş gücünün sektöre entegrasyonunda karşılaşılabilecek en büyük zorluklardan biri dil ve iş güvenliği. Tersane şantiyeleri adeta birer ameliyathane hassasiyeti gerektirirken, “stop”, “kesme”, “gaz var”, “tank kapalı” gibi hayati komutların anlaşılmaması, iş kazalarının artmasına neden olabilir. Bu durum, en büyük risk faktörlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ustalık Seviyesi ve Proje Bazlı Üretim

Hindistan’dan gelen işçilerin çoğunun fabrika tipi üretime alışkın olduğu, ancak Türk tersanelerinin proje bazlı çalışması, sürekli değişen tasarımlar ve retrofit uygulamalarının yoğunluğu nedeniyle farklı bir uzmanlık gerektirdiği vurgulanıyor. Bu tür projelerde saha çözümleri üretme becerisi ön plana çıkarken, burada işçi değil ustaya ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Yerli ustaların sektörden çekilmesiyle birlikte, 5-10 yıl sonra Türkiye tersanelerinin usta yetiştiremeyen bir ülke konumuna gelmesi en büyük tehlike olarak görülüyor.

Meslek Liseleri Entegre Değil, Sosyal Hayat Yok

Gemi inşa sektörünün temel sorunları arasında taşeron sisteminin parçalı yapısı, kalifiye eleman yetiştirme mekanizmalarının yetersizliği ve meslek liselerinin tersanelerle entegre olmaması baş sıralarda yer alıyor. Ayrıca, iş güvenliği kültürünün ustaya bağlı olması, ücret politikasının standart olmaması ve sosyal yaşam alanlarının yetersizliği de gençlerin sektöre ilgisiz kalmasının nedenleri arasında sayılıyor. Gençler sadece maaş değil, hayat kuramama endişesiyle de meslek seçimini bu yönde yapmaktan kaçınıyor.

Kalıcı Çözüm Önerileri

Sektördeki bu derin krize kalıcı çözümler bulunması gerektiği vurgulanıyor. Alman örneğinde olduğu gibi, tersane-meslek lisesi doğrudan eğitim modelinin hayata geçirilmesi, usta sertifikasına maaş skalasının bağlanması, lojman ve yaşam alanı gibi sosyal imkanların sunulması, taşeron sayısının azaltılması ve 3-5 yıllık garanti iş sözleşmeleri gibi adımların atılması gerektiği belirtiliyor. Bu adımlar atılmadığı takdirde, Hindistan, Nepal veya Bangladeş’ten işçi getirilmesinin sorunu sadece 5 yıl erteleyeceği ve sektörün çöküşünü hızlandıracağı uyarısı yapılıyor.