Kriz Gemisi Gökbey’in Sahibi Konuştu: ‘Denizden Çıkarılması Mümkün Değil’
İzmir Urla Demircilik Koyu'nda kaçak söküldüğü iddialarıyla gündeme gelen Gökbey adlı geminin sahibi Akdeniz Deniz Taşımacılığı, geminin denizden çıkarılmasının teknik olarak mümkün olmadığını belirtti. Şirket, geminin çürüyen gövdesinin çekme sırasında parçalanma riski taşıdığını ve çözümün karadan kesilerek 4-5 parça halinde kaldırılması olduğunu savundu.
İzmir’in Urla ilçesi Demircilik Koyu’nda kamuoyunda tepkilere yol açan ve kaçak söküm iddialarıyla gündeme gelen Gökbey adlı geminin sahibi İstanbul merkezli Akdeniz Deniz Taşımacılığı, yaşanan sürece dair kapsamlı bir açıklama yaptı. Şirket yetkilileri, geminin mevcut durumunun denizden çıkarılmasını imkansız hale getirdiğini vurguladı.
Geminin Denizden Çıkarılması Neden Mümkün Değil?
Akdeniz Deniz Taşımacılığı tarafından yapılan açıklamada, teknik raporlara göre Gökbey gemisinin denizden çıkarılmasının mümkün olmadığı belirtildi. Gemi gövdesinin çürüdüğü ve bu durumun çekme işlemleri sırasında parçalanma riski taşıdığı ifade edildi. Şirket, en uygun çözümün geminin karadan kesilerek 4-5 parça halinde kaldırılması olduğunu savundu. Bu durumun, hem çevresel riskleri en aza indireceği hem de daha güvenli bir söküm süreci sağlayacağı öne sürüldü.
Yıllardır Süren Belirsizlik ve İddialar
Şirket yetkilileri, çevre kirliliği ve kaçak söküm suçlamalarını reddederken, yaşanan sürecin 2020 yılından beri devam ettiğini ve geminin yıllardır idari ve hukuki belirsizlik içinde kaldığını vurguladı. Açıklamaya göre, gemi 2020’de göçmen kaçakçılığı şüphesiyle yakalanmış, yargı süreci sonrası şirkete iade edilmişti. Ancak bu süreçte geminin kimliği belirsiz kişilerce Seferihisar Sığacık’a götürüldüğü iddia edildi.
2022’den Beri Karaya Oturmuş Durumda
Gökbey gemisinin 2022 yılından itibaren Sığacık’ta karaya oturmuş halde beklediği ve bu süre zarfında ciddi şekilde çürüdüğü belirtildi. Şirket, geminin teknik donanımının büyük ölçüde zarar gördüğünü, zincir, çapa ve makine gibi temel ekipmanlarının söküldüğünü ve tanklarına kimliği belirsiz tekneler tarafından sintine yağı boşaltıldığını öne sürdü. Yaklaşık iki ay önce Sahil Güvenlik ve yediemin yetkililerinin kendileriyle iletişime geçtiğini ve geminin kaldırılmaması halinde yüksek cezalarla karşılaşabilecekleri konusunda uyarıldıklarını ifade eden şirket, müdahale ettiklerinde geminin su almaya başladığını belirtti.
Teknik Engeller ve Çözüm Önerileri
Bölgede geminin bağlanabileceği uygun bir liman veya iskele bulunmadığını aktaran şirket yetkilileri, geçici olarak Demircili Koyu’na yöneldiklerini ancak koyun derinliğinin yetersiz olması nedeniyle geminin tekrar karaya oturduğunu bildirdi. Güçlü bir römorkör temin edilemediğini ve mevcut koşullarda geminin geri çekilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını belirten şirket, geminin ilk ambar seviyesine kadar toprağa gömüldüğünü ve çürümüş gövdeden dolayı çekme sırasında parçalanma riski bulunduğunu yineledi.
Gemi Mühendisleri Odası Raporu ve Cezalar
Şirket yetkilileri, geminin deniz yoluyla çıkarılmasının mümkün olmadığını vurgulayarak Gemi Mühendisleri Odası’ndan (GMO) teknik rapor aldıklarını ve raporda geminin karadan kesilerek 4-5 parça halinde çıkarılmasının önerildiğini ifade etti. Ancak bu talebin kabul edilmediğini, yalnızca denizden çıkarılması yönünde işlem tesis edildiğini iddia ettiler. Şirket, karaya alınan metal parçalardan dolayı yaklaşık 4 milyon TL idari para cezası aldıklarını, cezanın çevre kirliliğinden değil “metal atık” gerekçesiyle kesildiğini belirtti. Hurda değerinin yaklaşık 2 milyon TL olduğunu iddia ettikleri gemi için bugüne kadar ekonomik değerini aşan harcama yaptıklarını ifade eden yetkililer, cezaların iptali için hukuki süreci başlattıklarını duyurdu. Şirket ayrıca, gemide asbest bulunmadığını, geminin tatlı su tankeri olduğunu ve herhangi bir sızıntı ya da çevreye zarar olmadığını da sözlerine ekledi.