İstanbul Barosu’ndan Yeni İcra Kanunu Taslağına Sert Eleştiriler!
İstanbul Barosu, doksan yıllık İcra ve İflas Kanunu'nu değiştirmesi planlanan yeni Cebrî İcra Kanunu Taslağı'nı mercek altına aldı. Taslağın denizcilik sektörü ve genel alacaklı hakları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Baro, borçlu lehine aşırı dengesizlik, gider avanslarının yüksekliği ve kambiyo senetlerinin statüsünün düşürülmesi gibi maddelere sert tepki gösterdi. Taslağın çözüm yerine yeni krizler yaratacağı uyarısında bulunuldu.
Türkiye’nin doksan yılı aşkın süredir yürürlükte olan İcra ve İflas Kanunu’nu değiştirmesi hedeflenen yeni Cebrî İcra Kanunu Taslağı, hukuk dünyasında ve özellikle denizcilik sektöründe büyük tartışmalara yol açtı. İstanbul Barosu, taslağın getirdiği yenilikleri ve olası riskleri detaylı bir raporla kamuoyuyla paylaştı. Baro, taslağın borçlu lehine aşırı bir denge yarattığı, alacaklı haklarını zayıflattığı ve sektörde yeni krizlere neden olabileceği endişesini dile getirdi.
Deniz İcrası Hükümleri Tek Çatı Altında Toplanıyor
Mevcut yasal düzenlemede dağınık bir halde bulunan deniz icrasına ilişkin hükümlerin yeni taslakla tek bir kitap altında toplanması, İstanbul Barosu tarafından olumlu bir adım olarak değerlendirildi. Bu yapısal düzenlemenin, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle uyumu artıracağı ve gemi ihtiyati haczi, satışı gibi süreçleri daha net hale getireceği belirtildi. Eşya üzerinde hapis hakkı gibi önemli kavramların da modern bir yaklaşımla ele alınması, sektöre fayda sağlayacak bir gelişme olarak görüldü.
Gemilerin Tahliye ve Tesliminde İstisnai Kolaylık
Taslak, genel davalarda ilk derece mahkemesi kararlarının icra edilebilirliğini istinaf incelemesi sonrasına bırakırken, denizcilik sektörü için önemli bir istisna getirdi. Buna göre, gemilerin tahliye ve teslimine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları, kanun yolu açık olsa dahi derhal icraya konulabilecek. Bu düzenleme, yüksek işletme maliyetli ve hızla değer kaybedebilecek gemilerin uzun yargılama süreçleri boyunca atıl kalmasını veya yıpranmasını önlemeyi amaçlıyor.
Alacaklı Aleyhine Tehlikeli Dengesizlik ve Gider Avansları Sorunu
İstanbul Barosu, taslağın genel felsefesini ağır bir dille eleştirdi. Raporda, ilamsız icra başta olmak üzere birçok alanda borçlu lehine aşırı bir dengesizlik yaratıldığı vurgulandı. Bu durumun, borcun ödenmemesini teşvik edercesine alacaklıların tahsilatını güçleştireceği ve ticari güveni sarsacağı belirtildi. Özellikle takip masrafları ve gider avanslarına ilişkin düzenlemenin, küçük ve orta ölçekli alacakların takibini imkansız hale getireceği, hatta binlerce araca kaydi haciz koyduran bir alacaklının sırf muhafaza ve satış avansı olarak yüz milyonlarca lira peşin ödeme yapması gerekeceği çarpıcı bir örnekle açıklandı. Denizcilik sektöründe bu rakamların çok daha yüksek olacağı ve alacaklıları finansal olarak kilitleyebileceği uyarısı yapıldı.
Kambiyo Senetleri ve İtirazın Kaldırılması Kurumuna Darbe
Taslağın, çek, poliçe, bono gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip usulünü kaldırması ve bu senetlerin hukuki statüsünü düşürmesi, ticari piyasalar üzerinde ‘deprem etkisi’ yaratacağı endişesiyle sertçe eleştirildi. Bu durumun, sektördeki kredilendirme ve güven zincirini derinden sarsabileceği belirtildi. Ayrıca, ilamsız icra takiplerinde ‘itirazın kaldırılması’ usulünün taslaktan çıkarılmasıyla, genel mahkemelerin iş yükünün artacağı ve hak sahiplerinin alacaklarına kavuşmasının yıllarca gecikeceği öngörüldü.
Yazılı Belge Zorunluluğu ve Sürelerin Uzatılması Eleştirisi
İlamsız takiplerde belgeye dayanma zorunluluğu getiren düzenlemenin, sözleşme serbestisi ilkesiyle çeliştiği ve yazılı olmayan sözleşmelere ilişkin hak arama özgürlüğünü kısıtladığı ifade edildi. Elektronik iletişim ve banka dekontları gibi güncel delillerle dahi ilamsız takip yapılamayacak olmasının, ekonomik hayatın dinamiklerine büyük bir kısıtlama getireceği vurgulandı. Mevcut kanunda oturmuş sürelerin, hiçbir somut neden olmaksızın borçlu lehine uzatılmasının ise malların kaçırılması için geniş bir zaman fırsatı yaratacağı ve haklar dengesini bozacağı belirtildi.
Avukatlık Emeğinin Değersizleştirilmesi ve Yeni Krizler Uyarısı
Taslağın, ilamlı icra giderlerinin alacaklı üzerinde bırakılması, vekalet ücretine hükmedilmemesi gibi avukatlık ücretlerine ilişkin düzenlemeleri de tepki çekti. Bu durumun, avukatlık emeğinin karşılığını alamamasına ve ‘angarya yasağı’ ile ’emek sömürüsüne’ yol açacağı savunuldu. İstanbul Barosu, yeni taslağın çözüm yerine alacaklı-borçlu dengesini borçlu lehine bozarak ekonomide yeni krizlere yol açacağı uyarısında bulundu ve adil bir denge gözeten çözüm önerilerini Adalet Bakanlığı’na sunduğunu belirtti.
BARONUN TASLAK DEĞERLENDİRMESİNE AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞILABİLİR: