Hürmüz’de 27 Trilyon Dolarlık Tehlike: Dünya Sigortacılık Sektörü Büyük Risk Altında
Türk P&I Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek en kötü senaryoda dünya sigorta piyasasının 27 trilyon dolarlık tazminat ödemek zorunda kalabileceğini belirtti. Bölgedeki gerilim nedeniyle sigortalar iptal edilirken, petrol fiyatlarında artış bekleniyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik önemi ve artan jeopolitik gerilimler, dünya sigortacılık sektörü için devasa bir riski beraberinde getiriyor. Türk P&I Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker, NTV’de katıldığı bir programda yaptığı açıklamalarla, olası bir kriz durumunda sigorta piyasasının karşı karşıya kalabileceği korkunç tabloyu gözler önüne serdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası bir saldırısı sonrası Orta Doğu’da tırmanan tansiyonun deniz sigortalarına etkileri masaya yatırılırken, en kötü senaryoda sigortacılar için 27 trilyon dolarlık bir yük oluşabileceği uyarısı yapıldı.
Hürmüz Boğazı’nda Kritik Durum ve Sigorta İptalleri
Hürmüz Boğazı’nın, dünya petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği hayati bir bölge olduğunu vurgulayan Ufuk Teker, İran’ın boğazı kapatma tehdidinin deniz ticaretini nasıl etkilediğini anlattı. Teker, boğazın transit geçişlere açık olması gerektiğini ancak İran’ın yalnızca kendi veya İran’a ait malları taşıyan gemilere izin verdiğini belirtti. Bu durumun, boğazın hem içinde hem de dışında yaklaşık 3 bine yakın geminin mahsur kalmasına yol açtığını söyledi. Mahsur kalan gemilerin sigortalarıyla ilgili de önemli bilgiler veren Teker, deniz sigortalarının iki ana kategorisi olan gövde sigortaları ve P&I (Gemi Sahibi ve İşleteni Sorumluluk) sigortaları arasındaki farklara dikkat çekti. İngiltere’deki Harp Komitesi’nin bölgedeki askeri aktiviteyi sigorta edilemez limitlerin dışına çıktığı yönündeki uyarısının ardından, P&I sigortalarının tamamen iptal edildiğini açıkladı. Daha önce gemi başına 1 milyar dolara kadar teminat sağlayan bu sigortaların artık geçerli olmadığını, olası bir saldırıda hasarın gövde sigortalarından karşılanacağını, ancak bunun da ek primle mümkün olacağını belirtti.
Gövde Sigortalarında Fahiş Artışlar ve Sorumluluk Riskleri
Gövde sigortalarında ise durumun farklı olduğunu belirten Teker, bu sigortalar için ek primlerin 5 katına kadar yükseldiğini ifade etti. Örneğin, 100 milyon dolar değerindeki büyük bir tankerin haftalık sigorta priminin 200 bin dolardan 1 milyon dolara fırladığını dile getirdi. Sorumluluk sigortalarında ise harp rizikolarının artık satın alınamaz hale geldiğini sözlerine ekledi. Türk P&I’ın da reasürör şirketlerden gelen bildirimler üzerine bölgedeki riskleri sigortalama faaliyetlerini durdurduğunu belirten Teker, şu anda bölgede teminat verdikleri herhangi bir gemi olmadığını, bunun nedeninin ise tanker müşterilerinin bulunmaması olduğunu söyledi.
ABD’den Gelebilecek Garantörlük ve Petrol Fiyatlarına Etkisi
ABD Başkanı Trump’ın, Amerikan donanmasının Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine refakat edebileceği ve ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu’nun Körfez’deki gemilere siyasi risk sigortası yapabileceği yönündeki açıklamalarına da değinen Ufuk Teker, bu konuda henüz netlik olmadığını vurguladı. ABD’nin bu konuda bir garantörlük üstlenip üstlenmeyeceği, prim karşılığında mı yoksa primsiz mi bu desteği sağlayacağı veya askeri konvoylarla geçişleri mi organize edeceği gibi detayların belirsizliğini koruduğunu söyledi. Ancak ticaretin durmaması için bir tarafın devreye girebileceği ihtimalini de göz ardı etmedi.
En Kötü Senaryo: 27 Trilyon Dolarlık Felaket
Sigortacılar açısından en korkutucu senaryonun, savaşın uzaması ve Körfez’de mahsur kalan gemilerin 365 günden fazla süren bekleyişiyle tam ziya (total loss) ilan edilmesi olduğunu belirten Teker, bu durumun sigorta endüstrisi için korkunç bir felaket anlamına geleceğini söyledi. Teker, ortalama 10 milyon dolar değerindeki 900 geminin tam ziya olması durumunda sadece gemi bedelleri için 9 trilyon dolarlık bir hasardan bahsedileceğini, yük, personel ve diğer masraflarla bu rakamın 20 ila 27 trilyon dolara ulaşabileceğini hesapladı. Bu nedenle, mutlaka bir çözüm üretilerek gemilerin bölgeden çıkarılacağını öngördü. Son olarak, harp bölgesinin genişletilmesiyle sigorta maliyetlerinin artacağını, bunun da navlunlara yansıyarak son kullanıcıya ulaşacak ticareti olumsuz etkileyeceğini ve her halükarda petrolün daha pahalı hale geleceğini sözlerine ekledi.