Göcek’te Deniz Çayırlarına Mavi Nefes: 14 Bin Fide Dikildi, Oksijen Noktaları Koruma Altında

Garanti BBVA ve TURMEPA iş birliğiyle hayata geçirilen Mavi Nefes Projesi kapsamında Göcek'te 14 bin deniz çayırı dikildi. Bu alanlar, denizlerin doğal oksijen ve karbon depoları olarak 'oksijen üretim noktası' şamandıralarıyla koruma altına alındı. Proje, deniz ekosistemlerinin restorasyonu ve korunmasına yönelik bilim temelli çalışmalarla dikkat çekiyor.

Göcek’te Deniz Çayırlarına Mavi Nefes: 14 Bin Fide Dikildi, Oksijen Noktaları Koruma Altında
Yayınlanma: Mart 2, 2026 Güncelleme: Mart 2, 2026

Denizlerin akciğerleri olarak bilinen deniz çayırlarının korunması ve restorasyonu amacıyla yürütülen Mavi Nefes Projesi, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde önemli bir başarıya imza attı. Garanti BBVA ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana devam eden proje kapsamında, Göcek’te ekilen deniz çayırı fidesi sayısı 14 bine ulaştı. Bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir işlev üstleniyor ve artık özel işaret şamandıralarıyla “oksijen üretim noktası” olarak koruma altına alındı.

Denizlerin Sessiz Kahramanları: Deniz Çayırları

Deniz çayırları, gezegenimizin geleceği için hayati öneme sahip. Sadece atmosferdeki karbondioksiti emerek iklim değişikliğiyle mücadelede kilit bir rol oynamakla kalmıyor, aynı zamanda deniz canlıları için yaşam ve üreme alanı sağlıyor. Bir kilometrekarelik deniz çayırı ekosistemi, ortalama 1.000 insanın yıllık oksijen ihtiyacını karşılayabiliyor. Dalga enerjisini azaltarak kıyı erozyonunu önleyen bu mucizevi bitkiler, aynı zamanda denizlerin geçmişini barındıran birer arşiv niteliği taşıyor.

Göcek’te Türkiye İçin Bir İlk: 2.000 Yaşında Deniz Çayırı Keşfi

Mavi Nefes Projesi kapsamında Göcek’te yapılan bilimsel çalışmalar, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde de önemli bir ilke imza attı. Geçtiğimiz yıl Kızılada açıklarında tespit edilen ve yaklaşık 2.000 yaşında olduğu belirlenen bir deniz çayırı, ülkemizdeki bu alanda yapılan ilk yaş tayini çalışması olma özelliğini taşıyor. Bu keşif, bölgedeki deniz çayırı ekim ve koruma çalışmalarının geleceği için de büyük önem arz ediyor.

Marmara Denizi’nde Müsilajla Mücadele ve Yenilikçi Çözümler

Proje, sadece deniz çayırı ekimiyle sınırlı kalmıyor. Marmara Denizi’nin ekolojik olarak hassas bölgelerinden Prens Adaları çevresinde de müsilajın deniz altı habitatları üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik saha çalışmaları yürütülüyor. Geliştirilen yenilikçi temizleme tekniği, Venturi sistemiyle çalışarak hava basıncı yardımıyla müsilajı mercanlar, algler ve deniz çayırları gibi hassas canlılara zarar vermeden uzaklaştırıyor. Bu sayede Marmara Denizi’nin ekolojik dayanıklılığını artırmaya yönelik bilim temelli çözümler üretiliyor.

Gelecek Hedefi 20 Bin Deniz Çayırı

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, deniz çayırlarının gezegenin geleceği için kritik önemde olduğunu vurguladı. Mavi Nefes Projesi ile denizlerin altındaki yaşamı da korumayı hedeflediklerini belirten Akten, Göcek’teki 14 bin deniz çayırı ekiminin uzun vadeli bir kararlılığın göstergesi olduğunu söyledi. Akten, projenin gelecek hedefinin 20 bin deniz çayırına ulaşmak olduğunu da ekledi.

TURMEPA’dan Kapsamlı Koruma Çağrısı

TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu ise deniz çayırlarının iklim kriziyle mücadelede en güçlü doğal müttefiklerden biri olduğunu belirtti. Mavi Nefes Projesi ile bilimsel veriler ışığında yürüttükleri koruma ve restorasyon çalışmalarının, gelecek nesillere sağlıklı denizler bırakmayı amaçladığını ifade eden Kaptanoğlu, bölge halkının katılımıyla ve tüm paydaşlarla iş birliği içinde kalıcı çözümler üretmeye devam edeceklerini vurguladı.

Mavi Nefes: Deniz Ekosistemine Çok Boyutlu Katkı

2021 yılında Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine bir yanıt olarak doğan Mavi Nefes Projesi, sadece temizlik değil, deniz altı yaşamını onaran bilim temelli ve uzun vadeli çözümler üretmeyi hedefliyor. Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne kadar uzanan proje, atık toplama, bilimsel araştırmalar, eğitim programları ve biyoçeşitlilik haritalaması gibi kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı faydalar sağlamaya devam ediyor.