Amonyaklı Gemi Atıkları Tartışması IMO’da Büyüyor: Denizlere Zararlı mı?

Karbon nötr yakıt arayışında öne çıkan amonyaklı gemi makinelerinin ürettiği yüksek konsantrasyonlu amonyak atığının denize deşarj edilip edilmeyeceği Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) toplantısında tartışılıyor. Çevre örgütleri risklere dikkat çekerken, sektör maliyet etkinliği nedeniyle kontrollü deşarjı savunuyor.

Amonyaklı Gemi Atıkları Tartışması IMO’da Büyüyor: Denizlere Zararlı mı?
Yayınlanma: Şubat 20, 2026 Güncelleme: Şubat 20, 2026

Denizcilik sektörü, karbon nötr yakıt arayışında amonyaklı gemi makinelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni bir çevresel tartışmanın ortasında kaldı. Bu sistemler, bakım süreçlerinde suda çözünmüş, yüksek konsantrasyonlu amonyak içeren yeni bir atık akışı oluşturuyor. Bu atığın nasıl yönetileceği, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) Kirlilik Önleme ve Müdahale (PPR) Alt Komitesi’nde ana gündem maddelerinden biri haline geldi.

Amonyak Yakıtının Çevresel Boyutu

Amonyak, susuz halde etkili bir yakıt olsa da insan sağlığı için tehlikeli kabul ediliyor. Bu nedenle bakım öncesinde yakıt hatlarının amonyaktan arındırılması büyük önem taşıyor. Gaz halindeki amonyak genellikle suda çözündürülerek güvenli hale getiriliyor, ancak bu işlem sonucunda ortaya çıkan güçlü amonyak çözeltisinin nihai bertarafı, denizcilik endüstrisi için yeni bir düzenleyici sorun teşkil ediyor.

IMO’da İki Farklı Görüş: Kontrollü Deşarj mı, Yasak mı?

IMO nezdinde amonyak atığının yönetimi konusunda iki temel seçenek masada. Birincisi, belirli sınırlar ve koşullar altında denizde kontrollü deşarj standardı oluşturulması. Sektör temsilcileri, maliyet açısından daha uygun buldukları bu yaklaşımı desteklerken, sintine suyu uygulamasına benzer bir model öneriyorlar. Bazı üye devletler de PPR toplantısında amonyaklı atık su için şartlı deşarj izni verilmesi olasılığını gündeme taşıdı.

Buna karşılık, çevre örgütleri ve bazı uzmanlar, amonyak atığının denize bırakılmasına kesin olarak karşı çıkıyor. Sivil toplum kuruluşları (STK’lar), konsantrasyon akut toksisite seviyesinin altına düşürülse bile kronik toksisite ve deniz ortamında aşırı azot yükü risklerinin devam ettiğini savunuyor. Okyanuslara karışan fazla azotun alg patlamalarına ve oksijensizleşmeye yol açarak balıklar ve diğer deniz canlıları için zararlı koşullar yaratabileceği uyarısında bulunuyorlar.

Atık Yönetimi İçin Alternatif Çözümler

One Planet Port Eş Yürütücü Direktörü Dr. Lucy Gilliam, sektörün atığı gemide tutup karada boşaltarak yeniden kullanım fırsatı yaratabileceğini vurgulayarak, “Bu yalnızca toksisite meselesi değil; zaten baskı altında olan okyanus sistemine ek zarar verilmesini önlemekle ilgili” dedi. Sivil toplum kuruluşları ise amonyak atıklarının denize deşarjının yasaklanmasını ve gemide depolanarak liman tesislerinde boşaltılmasının zorunlu kılınmasını talep ediyor. Atığın karada toplanıp diğer endüstrilerde değerlendirilebileceği de belirtiliyor. Temiz Denizcilik Koalisyonu Yönetim Kurulu Üyesi Anaïs Rios, “Amonyak yakıt kullanılıyorsa atıkları denize karışmamalı; okyanus sağlığı zarar görmemeli” ifadelerini kullandı.

Amonyak yakıtının denizcilik sektöründe giderek daha fazla kullanılmasıyla birlikte, bu yeni atık türünün nasıl yönetileceği önümüzdeki yıllarda sektör ile düzenleyiciler arasında önemli bir politika başlığı olmaya devam edecek.