Akdeniz’in Mavi Ormanları Tehlikede: Binlerce Gemi Deniz Çayırlarını Yok Ediyor

WWF Türkiye'nin raporuna göre, 2024'te Akdeniz'de 179 binden fazla gemi deniz çayırlarının üzerine demirleyerek bu hayati ekosistemlere zarar verdi. Özellikle Datça-Bodrum gibi bölgelerde yoğunlaşan demirleme faaliyetleri, deniz çayırlarının yok olmasına ve karbon depolama kapasitesinin azalmasına neden oluyor.

Akdeniz’in Mavi Ormanları Tehlikede: Binlerce Gemi Deniz Çayırlarını Yok Ediyor
Yayınlanma: Mart 1, 2026 Güncelleme: Mart 1, 2026

Akdeniz’in eşsiz ekosistemlerinden olan ve ‘mavi ormanlar’ olarak bilinen deniz çayırları, artan gemi trafiği ve yoğun demirleme faaliyetleri nedeniyle büyük bir tehdit altında. WWF-Türkiye’nin 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü’nde kamuoyuna sunduğu rapor, bu hassas habitatların karşı karşıya olduğu tehlikeyi çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Akdeniz’de Sessiz Tehlike: Demirlemeler Deniz Çayırlarını Yok Ediyor

WWF Akdeniz Deniz İnisiyatifi (WWF-MMI) tarafından hazırlanan ve birçok uluslararası kuruluşun iş birliğiyle hayata geçirilen “Akdeniz’in Deniz Çayırı Mavi Ormanlarını Demirleme Etkilerinden Korumak” başlıklı rapor, 2024 yılına ait Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) verilerini analiz ederek Akdeniz’deki deniz çayırlarının durumunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, geçen yıl Akdeniz’de 179 binden fazla gemi, deniz çayırlarının bulunduğu alanlara demirledi. Bu demirlemelerin yaklaşık yarısının 24 metreden büyük gemiler tarafından gerçekleştirilmesi, tahribatın boyutunu daha da artırıyor.

Yapılan analizler, Akdeniz genelinde 50.000 hektardan fazla Posidonia oceanica çayırı alanının demirleme faaliyetlerinden olumsuz etkilendiğini gösteriyor. Bu alanın 30.000 hektardan fazlasının ise büyük gemilerden kaynaklandığı belirtiliyor. Akdeniz’e özgü bir tür olan Posidonia oceanica, kıyı ekosistemlerinin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu ‘mavi ormanlar’, balıkların üreme ve yavrulama alanlarını oluşturmanın yanı sıra, kıyıları erozyondan koruyarak ve dalga enerjisini azaltarak doğal bir savunma hattı görevi görüyor.

Karbon Depolama Kapasitesi Tehlikede

Deniz çayırlarının ekolojik öneminin başında, ‘mavi karbon’ depolama kapasiteleri geliyor. Rapora göre, Akdeniz’deki Posidonia çayırları yaklaşık 540 milyon ton karbon depoluyor. Bu rakam, yaklaşık 430 milyon aracın yıllık karbondioksit emisyonuna denk bir potansiyeli ifade ediyor. Ancak, son 50 yılda Akdeniz’deki deniz çayırlarının yaklaşık yüzde 34’ünün yok olduğu tahmin ediliyor. Demirleme faaliyetleri, geleneksel çapa demirlerinin deniz tabanında sürüklenerek çayırları kökünden sökmesiyle doğrudan fiziksel tahribata ve habitat parçalanmasına yol açıyor. Bu durum, çayırların karbon tutma kapasitesini yaklaşık yüzde 30 oranında azaltırken, tür zenginliğinde yüzde 40’a varan kayıplara neden olabiliyor.

Posidonia oceanica’nın yılda ortalama 1-6 santimetre büyüyebildiği düşünüldüğünde, oluşan hasarın doğal yollarla iyileşmesi 10 ila 15 yılı bulabiliyor. Bu durum, deniz çayırlarına bağlı balıkçılık faaliyetlerinde yüzde 25–40 oranında av verimi düşüşüne ve dalış turizmi ile ekoturizm üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor.

Türkiye’de Durum: Datça-Bodrum Sıcak Nokta

Rapor bulgularına göre Hırvatistan, Fransa, Yunanistan, İtalya ve Türkiye, Posidonia çayırlarının kapladığı alan ve demirleme yoğunluğu açısından en yüksek değerlere sahip ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye özelinde ise Datça–Bodrum bölgesi, demirleme yoğunluğu ve ‘sıcak nokta’ sayısı bakımından öne çıkıyor. 2024 yılında bu bölgede 13.000’in üzerinde demirleme kaydedildi. Demirleme baskısının özellikle turizm sezonunda, yani Mayıs-Eylül ayları arasında yoğunlaşması, artan yat ve süper yat trafiğinin kıyı çayırları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu gösteriyor.

Önleyici Koruma Çağrısı

Rapor, mevcut restorasyon çalışmalarının hem maliyetli hem de uzun vadeli olduğunu vurgulayarak, önleyici koruma önlemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. WWF’nin önerileri arasında; deniz çayırları üzerinde 15 metreden büyük gemilerin demirlemesinin yasaklanması, hassas alanlarda demirlemeye kapalı bölgeler oluşturulması, ekolojik şamandıra sistemlerinin yaygınlaştırılması, deniz çayırı haritalarının denizcilik planlamasına entegre edilmesi ve denetim ile yaptırım kapasitesinin güçlendirilmesi yer alıyor. Eşgüdümlü ve bilime dayalı önlemler alınmadığı takdirde, demirleme kaynaklı tahribatın artarak süreceği uyarısında bulunuluyor. Posidonia oceanica çayırlarının korunmasının, biyoçeşitlilik, iklim direnci, karbon depolama ve kıyı topluluklarının ekonomik sürdürülebilirliği açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.